Doğum Öncesi Halk İnançları

Aralık 21, 2013 Yorum Yok »

halk_inanciDoğum Öncesi Halk İnançları

Doğum öncesi dönemi bu dönemlerin ilkidir., bu dönemi Doğum Esnası ve onu da Doğum Sonrası ile ilgili inanç ve uygulamalar izler

K. Maraş’ta çocuğu olmayan kadın, Malik Ejder Türbesine gider, çocuğu olunca da burasını 7 yıl üst üste ziyaret eder.

Amasya’da çocuksuz kadınlar çocuk sahibi olmak için, üç ayrı uygulama yaparlar. Bazı kaynak sularının başında, ulu ağaçların altında veya türbelerde dileklerde bulunurlar. Çocuk isteyen kadın, buralara “satılmaktadırlar.  “Bu şekilde doğum yapan kadının çocuğuna “Satılmış” ismi verilmektedir. Bazen de çocuk isteyen anne namzedi, türbe türünden bu tür yerlere çocuk elbisesi bırakırlar. Böylece çocuk sahibi olacaklarına inanılır. O yerin çocuk vereceği veya çocuk sahibi olunmasına yardımcı olacağına inanılır.

Ulu ağaç altları, kaynak sular ve türbeler kutlu yerler olarak bilinirler. Dedem Korkut ile gidilen ağaçlıklı ve güçlü akan subaşlarınıı ‘almalı yerler’ olarak tanımlamaktadır.

Marmara Eğerlisi’ nde çocuk isteği ile türbelere, içine taş konmuş beşik bırakırlar.

[stextbox id=”info”]Beşiğe taş koymak, kutlu bilinen yerlere yapma beşik bırakmak, çocuk istemi ile verilen mesajlardır. Hıdrellezde gül ağacının altına konulan bu tür simgelerle ev, eş, iş, araba ve benzerleri istenilmiş olacağı inancı vardır.[/stextbox]

Aydın-Yenişehir’de çocuğu olmayan kadınların sıcak su içerisinden çakı bıçağı almaları halinde hamile kalabileceklerine inanılır.

Bursa’da bazı türbelerin toprağından çıkan solucanı yiyen kadınların çocuğa kalabileceklerine inanılır. Bursa’da ayrıca Tezveren Sultan Türbesine çocuk ve diğer dilekler için gidilir.

Çorum’da gelinin ilk çocuğunun erkek olması için yatağına erkek çocuk yatırılır. Erkek çocuk istemi ile gelinin kucağına ve yatağına erkek çocuk alması, yatakta yuvarlanmasının sağlanması da çok yaygındır. Böylece mesaj verilmek istenirken yatağa veya kucağa erkek çocuk kokusu da sinmiş olacağı inancı vardır. Doğu Anadolu’da Kars ve Ahlat’ta çok erkek çocuğu olan ailenin beşiği ödünç alınarak erkek evlat sahibi olunacağına inanılır.

Balıkesir’de çeşmenin önüne bir tarak ve bir bıçak bırakılarak gerdek sabahı bunlar geline arattırılır. İlkin tarak bulunur ise kızının olacağına, önce bıçak bulunur ise oğlunun olacağına inanılır. Bebek dünyaya gelmeden onun cinsiyetini belirleme konusunda çok sayıda inanç ve uygulama vardır. Kars’ta iki minderden birinin altına bıçak ve diğerinin altına makas konur. Gelin bıçak bulunan minderin üzerine oturursa oğlunun olacağına hükmedilir.

Çanakkale’de çocuğu olmayan kadınlar, içerisinde su kuyusu bulunan caminin suyundan içerlerse, çocuklarının olacağına inanırlar.

Trabzon’da çocuğu olmayanlar, olsun diye Hıdrellez’ de denize girerler.

İzmir de hamile kadının korkusunun giderilmesi için “Sübyan Muskası” yapılır.

[stextbox id=”stb_style_214865″]Halkımızın doğum evveli inançlarını; çocuklarının olması, doğacak çocuklarının kız veya erkek olmaları, ölmeyip yaşamaları, istenilen bir mesleğe sahip olmaları şeklinde sıralamak mümkündür. Bu münasebetle; yatırlardan, yatırların su veya topraklarından medet beklenilir. Bazen de yatır yerine camilerden yardım umulur. Buradaki incelik kutsal makamların kutsiyetinden istifade edilmek istenilmesindendir. İslâmiyet’teki Veli Kültünün derinliklerinde Türklerin, Türkistan’dan taşıdıkları inançların da izleri vardır. Esasen Veli türünden kutsal kabul edilen kimselerden hayatta ve ölümlerinden sonra yardım beklemek sadece doğum evvelinde değil, doğumun diğer dönemlerde de görüleceği gibi hayatın muhtelif safhalarında ve farklı ihtiyaçlar için de geçerlidir.. K. Maraş’taki Malik Ejder Türbesi gibi, Anadolu’da birçok türbeye bu maksatla gidilir.[/stextbox]

Kutsal kabul edilen sulardan, toprak ve taşlardan, ulu ağaçlardan yardım ummak eski Türk inançlarındaki su, toprak ve ağaç kutsal kültlerine inanmakla ilgilidir. Derinliklerinde Anasır-ı Erbaa da yatmaktadır.

Türbeye çocuğun satılması, türbenin çocuğu koruyacağı inancına dayanmaktadır. Satıldıktan sonra o çocuk, türbedeki zata ait olmakta, çocuğa zarar verecek ölümcül güçlere karşı türbe korumuş olmaktadır. Bu tür uygulamaların Hıdrellez dönemine rastlatılması o günlerin hayrına inanılmasındandır.

Hz. Muhammed’le birlikte başlayan dönemde inanç sahibi halk muskaları vasıtasıyla dileklerde bulunmuşlardır. Esasen muska, İsevîler, Museviler ve diğer dinlerde de vardı.

Erkek çocuğunun gelin yatağmda yatırılması ile erkek evlat sahibi olma inancı, eski Türk inançlannın bir hatırasıdır.

Buna göre kişinin bizzat kendisinden kaynaklanan bir kuvvesi vardır. Bu kuvve, yaşa, cinsiyete, döneme v.s. göre değişir. Artar, eksilir, hayırlı ve hayırsız olabilir. Erkek çocuğunun yatağa konulması belirtildiği gibi gaip âlemine erkek yavru istenildiği mesajını vermek içindir.

Kaynak: Yaşar Kalafat, İslamiyet ve  Türk Halk İnançları

 

Lütfen Yorumlarınızı Eksik Etmeyin

Yorumlarınızı Türkçe kurallarına uygun olarak yazın.Sağol, Teşekkürler gibi yorumlar onaylanmayacaktır. *